Posted by: jadelove80 on: Temmuz 10, 2009
Melekler şehrinden döndüm dün gece, Los Angeles’dan.. Hem de bir çift kanatla: Havalarda uçuyorum, çünkü çok mutluyum! Bir seneden beri tatil yapmamıştım, ahh nasıl iyi geldi bu bana! Venice’teydim. Dünyada en sevdiğim yer orası! Julie ile birlikte gittim, oğlumu bu sefer anneme bıraktım. Arkadaşlarım Donna ve Jill’in karavanında kaldık. Bir hafta boyunca sadece bikinimle dolaştım, yakışıklı eğitmenin Mike’dan sörf yapmayı öğrendim, çok güzel yandım, kendimi kaybedinceye kadar içtim -ve belki daha fazlası *shh*, yeni insanlarla tanıştım (kocam yanımda olmadığı için uslu durdum ama… sanırım
)
kadar, gece ay çıkıp da sabah olana kadar hiç hareket eksik olmayan bir yer burası. Her an her köşede başka bir şey oluyor! Dans edenler, uzaylı dilenciler, onlarca sokak şovu, falcılar ve tarot bakanlar, kendi yaptığı kıyafetleri, resimleri ve takıları satanlar, resim yapanlar, denize girenler ve sörf yapanlar, 10 adımda bir değişen sokak müzisyenleri ve onların etrafında dans eden insanlar, onlara eşlik edip şarkı söyleyenler (daha çok Michael Jackson şarkıları çalıp söylüyorlardı), dövmeciler, cafeler, rengarenk binalar ve graffitiler, çimenlerin üstünde yemek yiyip güneşlenenler, bohemler, vücutçular (Muscle Beach ayrı bir yazı konusu olur)…

Her yerden ayrı yükselen kahkahalar ve çığlıklar, palmiyeler arasında sevişenler
alkol ve esrarın kokusu, ve en sevdiğim şey ise bütün gün bikiniyle dolaşan, spor yapan insanlar, sıfır yaşından 80 yaşına kadar, dünyanın her yerinden gelen ve sadece mutlu olmak için aynı deneyimi yaşayan yüzlerce insan
Orası tam bir cennet! Sanki sadece insanları mutlu edecek şeyleri bir araya toplamışlar ve yapay bir cennet yapmışlar gibi! Venice Beach değil, Happy Beach olmalıydı bence adı
Jim Morrison’un da Ray Manzarek ile Venice’te tanıştığını düşünürsek, orası benim için kutsal mekanlardan birisi! Onun anısına yapılan bir duvar resmi var ve önünden geçerken herkese göz kırpıyor Jim… 